Zekânın Fiziksel Teorisine Doğru

Fiziksel Zekâ Teorisi: Bilgi ve Enerji Arasındaki Bağlantı Fiziksel Zekâ Teorisi: Bilgi ve Enerji Arasındaki Bağlantı Yeni yayımlanan araştırma, zekâ...

Fiziksel Zekâ Teorisi: Bilgi ve Enerji Arasındaki Bağlantı

Fiziksel Zekâ Teorisi: Bilgi ve Enerji Arasındaki Bağlantı

Yeni yayımlanan araştırma, zekâyı fiziksel yasalarla ilişkilendirerek bilgi işleme ve enerji dönüşümünü açıklayan evrensel bir çerçeve sunuyor.

Önemli Noktalar

  • Zekâ, sistemlerin hedef odaklı iş üretme kapasitesiyle ölçülüyor.
  • Bilgi işleme ve enerji dönüşümü arasındaki ilişki, korunum yasaları temelinde modelleniyor.
  • Teori, biyolojik ve yapay zekâ sistemlerinde içsel sınırları ve verimlilik prensiplerini ortaya koyuyor.

Teorinin Temelleri

2026 yılı içinde arXiv’de yayımlanan “A Physical Theory of Intelligence” başlıklı çalışma, zekânın fiziksel bir olgu olarak tanımlanmasını amaçlıyor. Araştırmada, zekâ; bir sistemin, geri döndürülemez bilgi işleme süreciyle hedefe yönelik iş üretme yeteneği olarak ele alınıyor. Çalışmada, bilgi ve fiziksel durum arasındaki bağlantıyı kurmak için Korunum-Uyumlu Kodlama (Conservation-Congruent Encoding, CCE) çerçevesi tanıtılıyor. Bu çerçeveye göre, bilgi kodlamaları, korunum yasaları tarafından ayrışması sağlanan metastabil çekicilik havuzlarına karşılık geliyor.

Teknik Detaylar

Araştırmada, zekâ tanımı; bir sistemin her nat (bilgi ölçü birimi) başına ürettiği hedef odaklı iş miktarıyla yapılıyor. Bu tanımdan yola çıkarak, açık sistemlerde bilgi alımı, geri döndürülemez hesaplama ve iş üretimi süreçlerini yöneten fiziksel kısıtlamalar hiyerarşisi türetiliyor. Uzun vadeli verimliliğin, sistemin içsel bilgi yapısını korumasına bağlı olduğu gösteriliyor; bu da kendini modelleyebilen sistemlerin ortaya çıkmasına yol açıyor. Ayrıca, fiziksel olarak somutlaşmış zekâ sistemlerinin, eksiklik olgularına benzer içsel bilgi sınırlarına sahip olduğu vurgulanıyor.

Biyolojik ve Yapay Zekâya Uygulamalar

Teori, biyolojik sistemlerde salınımlı ve kritik yakın dinamiklerin, bilgi koruma, enerji dağılımı ve faydalı iş üretimi arasındaki dengeyi optimize ettiğini gösteriyor. Özellikle beyin, bu çerçeveye göre öngörülen verimli çalışma rejimine yakın konumda bulunuyor. Mimari düzeyde ise, sürekli dinamik devreler teorisi geliştirilmiş; klasik Boole mantığı, çekici seçiminin özel bir durumu olarak ortaya çıkarken, daha genel geometrik yapılar, sabit nokta mantığının ötesinde hesaplama modlarını mümkün kılıyor.

Yapay Zekâ Güvenliği ve Sonuçlar

Son olarak, çalışma; geri döndürülemez bilgi akışı ve yapısal dengeye dayalı, fiziksel temelli bir yapay zekâ güvenliği perspektifi öneriyor. Tüm bu bulgular, zekâyı fiziksel bir fenomen olarak ele alan, altyapıdan bağımsız bütüncül bir yaklaşım sunuyor.

Kaynak: arxiv.org

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Leave a comment
scroll to top