Epistemik Anayasacılık: Tutarlılık Yanlılığından Nasıl Kaçınılır

Yapay Zekâda Tutarlılık Yanlılığını Önlemenin Yolları: Epistemik Anayasa Tartışması Yapay Zekâda Tutarlılık Yanlılığına Karşı Yeni Anayasa Yaklaşımları Tart...

Yapay Zekâda Tutarlılık Yanlılığını Önlemenin Yolları: Epistemik Anayasa Tartışması

Yapay Zekâda Tutarlılık Yanlılığına Karşı Yeni Anayasa Yaklaşımları Tartışılıyor

Büyük dil modellerinin inanç oluşturma süreçlerindeki önyargılara karşı, açık ve tartışmaya açık epistemik anayasaların gerekliliği gündemde.

Önemli Noktalar

  • Büyük dil modelleri, argümanları değerlendirirken kaynak-tutarlılık önyargısı gösterebiliyor.
  • Epistemik anayasa, yapay zekâ sistemlerinde şeffaf ve denetlenebilir inanç politikaları önermekte.
  • Liberal yaklaşım, kolektif sorgulamayı teşvik eden ve kaynak hassasiyetini ilkesel çerçevede işleyen bir model sunuyor.

Yapay Zekâda Epistemik Anayasa Neden Gündemde?

Büyük dil modelleri, günümüzde argümanları değerlendiren, güvenilirlik atayan ve çeşitli konularda kanaat belirten yapay akıl yürütücüler olarak öne çıkıyor. Ancak bu sistemlerin inanç oluşturma süreçleri çoğu zaman örtük ve denetlenmeyen epistemik kurallara dayanıyor. Son dönemde yapılan araştırmalar, özellikle kaynak atfı önyargısının (source attribution bias) model davranışlarında önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Teknik Detaylar ve Anayasa Yaklaşımları

Araştırmada iki farklı epistemik anayasa yaklaşımı tartışılıyor:

Platonik Yaklaşım

Bu yaklaşım, yapay zekânın doğru ve kaynaktan bağımsız kararlar vermesini öngörüyor. Modelin, ayrıcalıklı bir bakış açısından hareket etmesini ve biçimsel doğruluğu öncelemesini savunuyor.

Liberal Yaklaşım

Liberal model ise, ayrıcalıklı bir bakış açısını reddediyor ve kolektif sorgulamanın sürdürülebilirliğini sağlayacak usul normlarını benimsiyor. Bu yaklaşım, kaynak duyarlılığının tamamen bastırılması yerine, ilkesel ve dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini teşvik ediyor.

Gelecekte Yapay Zekâ Yönetişimi

Araştırmanın önerisi, etik alanında olduğu gibi, yapay zekâ sistemlerinin inanç oluşturma süreçlerinde de açık, tartışmaya açık ve denetlenebilir bir anayasal çerçevenin gerekliliği. Sekiz temel ilke ve dört yönelimden oluşan bir çekirdek anayasa ile bu şeffaflık sağlanabilir.

Türkiye’de Yapay Zekâ Yatırımları Hızla Artıyor

Türkiye’de yapay zekâ sektörüne yapılan yatırımlar son bir yılda %70 artarak 1,2 milyar dolara ulaştı. Finans ve sağlık başta olmak üzere birçok sektörde kullanılan yapay zekâ çözümleri, işletmelerin verimliliğini %35’e kadar artırıyor. Uzmanlar, 2025 yılına kadar Türkiye’deki yapay zekâ tabanlı girişim sayısının 500’e ulaşmasını bekliyor. Bu büyüme, istihdam ve teknoloji ihracatı açısından ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyor.

Sonuç

Yapay zekâ sistemlerinde inanç oluşturma süreçlerinin şeffaf ve denetlenebilir kurallara bağlanması, hem güvenilirlik hem de toplumsal fayda açısından giderek daha kritik hale geliyor. Önümüzdeki dönemde, liberal anayasa yaklaşımının yapay zekâ yönetişiminde öne çıkması bekleniyor.

Kaynak: arxiv.org

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Leave a comment
scroll to top