Molly Russell’ın Ardından: Ian Russell, Büyük Teknoloji ve Sosyal Medya Yasağı Tartışmaları
Molly Russell’ın Ardından: Ian Russell, Büyük Teknoloji ve Sosyal Medya Yasağı Tartışmaları
Ian Russell, kızı Molly’nin trajik kaybının ardından sosyal medya yasaklarının çözüm olmadığını savunarak, çevrimiçi içeriklerin etkilerine dikkat çekiyor.
Önemli Noktalar
- Ian Russell, kızı Molly’nin ölümünde olumsuz sosyal medya içeriklerinin rolünü vurguluyor.
- Russell, sosyal medya yasaklarının gençleri korumada etkili olmayacağını düşünüyor.
- Molly Rose Foundation, çevrimiçi zararları önleme ve farkındalık yaratma amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Olayın Arka Planı
Ian Russell’ın hayatı, en küçük kızı Molly Russell’ın 20 Kasım 2017’deki intiharıyla ikiye ayrıldı. Molly, henüz 14 yaşındaydı ve bir soruşturma sonucunda, depresyon ve olumsuz sosyal medya içeriklerinin ölümünde önemli bir faktör olduğu belirlendi. Russell, o dönemi “Çok sıradan bir hayatımız vardı. Bir televizyon yapımcısıydım, üç kızım ve eşimle birlikte Londra’nın tipik bir banliyösünde yaşıyorduk,” sözleriyle anlatıyor. Molly’nin ölümünden önceki hafta sonu ailece bir doğum günü kutlaması yapmışlardı; o anı “Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım,” diyerek hatırlıyor.
Mücadele ve Farkındalık Çabaları
Russell’ın hayatının ikinci bölümü ise yas, travma ve çevrimiçi içeriklerin gerçek etkilerini ortaya çıkarmak için verdiği mücadeleyle şekillendi. Sosyal medya şirketlerinden yeterli bilgi almak neredeyse beş yıl sürdü ve yapılan soruşturma sonunda Molly’nin “depresyon ve olumsuz çevrimiçi içeriklerin etkisiyle kendine zarar verme sonucu hayatını kaybettiği” tespit edildi.
Russell, gençlerin sosyal medya platformlarından tamamen uzak tutulmasının çözüm olmadığını savunuyor. Bunun yerine, farkındalık yaratmak, destek mekanizmalarını güçlendirmek ve zararlı içeriklere karşı toplumsal bilinç oluşturmak gerektiğini vurguluyor.
Molly Rose Foundation’ın Rolü
Russell’ın öncülüğünde kurulan Molly Rose Foundation, çevrimiçi zararlar konusunda destek sağlamak, araştırmalar yürütmek ve toplumu bilinçlendirmek için aktif olarak çalışmalarına devam ediyor. Ian Russell, bu süreçte çevrimiçi içeriklerin gençler üzerindeki etkileri konusunda önemli bir sözcü haline geldi.
Türkiye’de Yapay Zekâ ve Dijital Farkındalık
Yapay zekâya yapılan küresel yatırımlar 2026 yılı içinde 200 milyar doları aşarken, Türkiye’de de bu alana olan ilgi hızla artıyor. Finans, sağlık ve perakende gibi sektörlerde AI tabanlı çözümlerle %30’a varan verimlilik artışları gözlemleniyor. Türkiye’deki start-up’lar, son bir yılda 250 milyon dolarlık uluslararası yatırım alarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, 2026 yılı içinde yerli AI pazarının 1 milyar doları geçeceğini öngörüyor. Dijital dönüşüm ve güvenli internet kullanımı konusundaki toplumsal farkındalığın önemi her geçen gün artıyor.
Dijital dünyadaki gelişmeleri ve yapay zekâ alanındaki son haberleri kaçırmamak için bizi sosyal medyada @synvalo hesabından takip edebilirsiniz!
Haberi İngilizce okumak için tıklayın.
Kaynak: www.theguardian.com