Tome’nin kurucuları, 20 milyon kullanıcılı sunum uygulamasını bırakıp AI tabanlı CRM Lightfield’i geliştiriyor

Lightfield: AI Odaklı CRM ile Geleneksel Modelleri Zorluyor Lightfield, AI Tabanlı CRM Platformu ile Salesforce ve HubSpot’a Meydan Okuyor Lightfield...

Lightfield: AI Odaklı CRM ile Geleneksel Modelleri Zorluyor

Lightfield, AI Tabanlı CRM Platformu ile Salesforce ve HubSpot’a Meydan Okuyor

Lightfield, Tome’un kurucuları tarafından geliştirilen ve yapay zeka odaklı müşteri ilişkileri yönetimi sunan yeni nesil bir CRM platformu olarak piyasaya sürüldü.

Önemli Noktalar

  • Lightfield, geleneksel CRM’leri veri girişi zorunluluğundan kurtarıyor ve müşteri etkileşimlerini otomatik olarak kaydedip analiz ediyor.
  • Platform, Salesforce ve HubSpot gibi milyar dolarlık rakiplerin yapılarına karşı modern, AI tabanlı bir yaklaşım sunuyor.
  • Y Combinator destekli 100’den fazla erken dönem müşteri, Lightfield’ı günlük olarak kullanıyor ve yarısından fazlası sistemde günde bir saatten fazla vakit geçiriyor.

Lightfield’ın Doğuşu: Tome’dan CRM’e Geçiş

San Francisco merkezli Lightfield, bir yıl süren gizli geliştirme sürecinin ardından bu hafta resmi olarak piyasaya çıktı. Şirketin kurucuları, 20 milyon kullanıcıya ve 43 milyon dolarlık yatırım fonuna sahip olan viral sunum uygulaması Tome’u geride bırakıp, AI tabanlı bir CRM platformu inşa etmeye karar verdi.

CEO Keith Peiris, mevcut CRM yazılımlarının karmaşıklığı ve düşük kullanıcı memnuniyeti nedeniyle bu alanda büyük bir fırsat gördüklerini belirtiyor. Peiris, “CRM’ler milyonlarca kullanıcıya sahip, ama ürünü gerçekten seven birini bulmak zor. Bu problem bizim fırsatımız,” diyor.

Tome’un viral başarısına rağmen, ekip sunum pazarında sürdürülebilir bir farklılaşma yaratmanın zor olacağını fark etti. Bunun üzerine, daha fazla bağlam ve ilişkisel veri gerektiren satış ekiplerine odaklanmaya karar verdiler ve çekirdek mühendis kadrosuyla Lightfield’ı sıfırdan inşa ettiler.

Teknik Detaylar: Lightfield’ın Temel Farkı

Lightfield’ın en büyük yeniliği, müşteri etkileşimlerini önceden tanımlanmış veri alanlarına sıkıştırmak yerine, tüm konuşmaları ve etkileşimleri ham halde saklaması. Salesforce ve HubSpot gibi geleneksel CRM’ler, kullanıcıların manuel olarak veri girmesini ve şemaları baştan tanımlamasını gerektirirken, Lightfield; satış görüşmelerini otomatik olarak kaydedip yazıya döküyor, e-posta ve ürün kullanım verilerini izliyor ve tüm temas noktalarını kronolojik olarak saklıyor.

AI modelleri, bu ham veriden ihtiyaç duyulduğunda yapılandırılmış bilgiyi çıkarabiliyor; böylece şirketler veri şemalarını değiştirmek istediklerinde manuel iş yükü olmadan yeni alanlar ekleyebiliyorlar. Ayrıca sistem, toplantı öncesi özetler hazırlıyor, görüşmelere göre takip e-postaları taslağı oluşturuyor ve doğal dilde sorgulanabiliyor.

Kullanıcı Deneyimi: Satış Süreçlerinde Somut Faydalar

Lightfield’ın otomasyonu, özellikle küçük satış ekiplerinde gözle görülür fark yaratıyor. Voker.ai kurucu ortağı Tyler Postle, platformun AI ajanı sayesinde iki saatte altı aydır atıl kalan 40’tan fazla fırsatı yeniden canlandırdığını belirtiyor. Postle’ın potansiyel müşterilere yanıt süresi haftalardan bir-iki güne düştü; bu değişiklik müşteriler tarafından da fark edildi.

Humble Ops kurucusu Radu Spineanu ise, “Takip etmediğim kimler var?” sorusunu yanıtlayan ve kayıp fırsatların önüne geçen özelliğin, bu çeyrekte en az üç anlaşmanın kapanmasını sağladığını aktarıyor. Spineanu, Attio ve Clay gibi modern rakipleri denedikten sonra, Salesforce ve HubSpot’un “farklı bir çağ için üretildiğini” belirterek Lightfield’ı tercih etti.

Y Combinator Girişimleri Neden AI-Native CRM’i Tercih Ediyor?

Peiris’e göre Y Combinator girişimleri artık Salesforce ve HubSpot gibi geleneksel CRM’leri kullanmıyor; “Çoğu çok pahalı, kurulumu karmaşık ve sundukları değer erken aşama şirketler için yeterli değil,” diyor. Startuplar genellikle ilk etapta elektronik tablo kullanıp, sonrasında bir CRM’e geçiyor ve bu noktada Lightfield öne çıkıyor.

Coatue Management ortağı Dan Rose, Lightfield’ın stratejisinin erken aşama şirketlerle birlikte büyümek olduğunu ve tıpkı Salesforce’un yıllar önce yaptığı gibi yeni nesil şirketlerin temel veri platformu olmayı hedeflediğini belirtiyor.

Yapay Zeka ile Geleneksel Sistemler Dönüşebilir mi?

Salesforce ve HubSpot son dönemde AI özellikleri ekleyerek sektördeki yeniliklere ayak uydurmaya çalışıyor. Ancak Peiris, Lightfield’ın mimari avantajının veri depolama yönteminden kaynaklandığını ve sunduğu analizlerin geleneksel veritabanı tabanlı araçlardan çok daha kaliteli olduğunu savunuyor.

Lightfield, Gong ve Revenue.io gibi konuşma zekası araçlarının ötesine geçerek, şirket bilgisini, iletişim senkronizasyonunu ve ürün analitiğini tek bir yerde birleştiriyor. Bu, müşteri hakkında daha bütüncül bir resim sunuyor ve üretilen iş çıktılarının kalitesini yükseltiyor.

Gizlilik ve Doğruluk Endişeleri

Tam konuşma geçmişi depolamak gizlilik risklerini beraberinde getiriyor; ayrıca büyük dil modellerinin veri çıkarmadaki hataları (halüsinasyon) olasılığını artırıyor. Peiris, görüşme kayıtlarının standartlara uygun şekilde yapıldığını ve müşteri verilerinin model eğitimi için kullanılmadığını vurguluyor. Şirket SOC 2 Tip I sertifikasına sahip ve HIPAA uyumluluğu için çalışıyor.

Doğruluk konusunda ise sistemin, müşteri iletişimi veya kritik veri güncellemeleri öncesinde insan onayı gerektirdiğini belirten Peiris, Lightfield’ın insan kararlarını güçlendiren bir araç olduğunu ifade ediyor.

Tek Platformda Satış Süreçlerinin Konsolidasyonu

Lightfield, satış ekiplerinin birden fazla özel aracı bir araya getirmek yerine, tek bir platformda tüm süreçleri yönetmesini sağlıyor. Şirket, geleneksel “koltuk başı” ücretlendirme yerine, birden çok aracı birleştiren uygun fiyatlı bir SaaS modeli sunuyor.

Şu anda müşteri kitlesi çoğunlukla erken aşama girişimlerden oluşsa da, strateji olarak hızlı büyüyen şirketlerin temel veri platformu olmayı hedefliyor. Coatue’dan Rose, “Birçok startup hızlıca ölçekleniyor; Lightfield bu büyümenin merkezinde yer almak istiyor,” diyor.

Satış Ekipleri AI’ye Ne Kadar Güvenebilir?

Lightfield, platformunu geliştirmek için Apollo ve Slack gibi üçüncü parti araçlarla entegrasyon planlıyor. Voker.ai’nin kurucusu Postle, Salesforce ve HubSpot’un entegrasyon avantajının kalıcı olmadığını, AI tabanlı bir platformun uzun vadede öne çıkacağını düşünüyor.

Coatue’dan Rose, Lightfield’ın kendi ürün ekibinin bile müşteri taleplerini analiz etmek için platformu kullandığını ve bunun CRM’in ötesinde bir müşteri zekası katmanı sunduğunu belirtiyor.

Lightfield şimdilik erken aşama şirketlerde temel değerini kanıtlamaya odaklanıyor. Ancak asıl soru, AI’nin iş süreçlerinde yapılandırılmış veritabanlarının yerini alıp alamayacağı ve satış ekiplerinin AI tabanlı içgörülere ne kadar güveneceği. Şirket, CRM’i bir engel olarak gören milyonlarca satış profesyoneli için AI tabanlı yaklaş

Kaynak: venturebeat.com

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Leave a comment
scroll to top